KÜÇÜK MAVİ PARLAK GEZEGEN


Evrenin herhangi bir galaksisinde, bu galaksinin küçük bir yıldızının yörüngesinde dönen bir gezegendeyiz. Bu gezegenin adı Marot, Marot gezegeninde sadece çocuklar yaşamaktadır. Bu çocukların birbirinden farklı özellikleri vardır. Marot gezegeninde hiç eğlence eksik olmaz. Çünkü hepsi sevdikleri ve mutlu oldukları işlerle ilgilenirler. Lafın kısası bu gezegende öyle bir gün yaşanacak ki gözlerinize inanamayacaksınız…

Marot gezegeninde sıradan bir gün, Avina da her günkü gibi sevdiği işi yani teleskobunun başında araştırmasını sürdürmekteyken karşısına şu zamana kadar hiç görmediği mavi küçük parlak bir gezegeni görür. Bu keşfi sonucunda çok heyecanlanan Avina keşfettiği gezegen hakkında büyük bir araştırma yapar. Bu keşfini gece eğlence vaktinde bütün arkadaşlarıyla paylaşır. Gitmek istediğini tüm heyecanıyla arkadaşlarına anlatır. Arkadaşları arasından Heko, Devi, Naza ve Mani, Avina ile birlikte o gezegene gitmek isterler. Hep birlikte küçük mavi parlak gezegene gitmek için bir uzay gemisi yapmaya başlarlar. Büyük uğraş sonucu uzay gemisini bitirmişlerdir. Ertesi günün sabahına kadar hazırlıklarını yapıp Marot gezegenine veda ederek yola çıkarlar. Uzun bir süre yolculuk çok güzel gider, ta ki motorlardan birinde arıza çıkana kadar… Acil iniş yapmaları gerekmektedir. Bulundukları yerde sadece tek bir gezegen vardır. Bu gezegen ise Marotlular tarafından adı Yazi olarak bilinir. Bir efsaneye göre bu gezegende sadece tek bir çocuk yaşamaktadır. Gezegenine hiç kimseyi kabul etmemekle birlikte, gelenleri de bu gezegene hapsetmekteymiş. Avina ise arkadaşlarıyla birlikte çaresiz bu gezegene iniş yapmak zorunda kaldı. Gezegen görünüşte sessiz sakin ve koca bir düzlükten oluşmaktaydı. Sanki canlı bir varlığın elinden çıkmış gibi dümdüz, ne bir yükselti ne de bir çukurluk bulunmaktaydı. Gemiyi sağ salim indirirler. Ama gemiyi çalıştıracakları asıl malzeme yanmış ve kullanılamaz duruma gelmiştir. Ellerinde bulunan yedek parçalarla o parçayı yapmaya çalışırlar. Büyük bir çaba sarf etseler de başaramazlar. Zamanla yiyecek stokları tükenmiştir. Açlık ve susuzluktan baygınlık geçirmeye başlamışlardır. Avina artık dayanamaz ve efsanedeki o çocuğu aramaya başlar, çünkü başka çaresi kalmamıştır. Avina uzunca bir süre aramasına rağmen bulamaz ve bitkinlikten yere yığılır. O an birinin geldiğini görür. Geleni arkadaşlarından biri olarak düşünür. Ama gelen arkadaşlarından biri değildir. Gözünü araladığı an öyle şaşkına uğrar ki o çocuk tıpkı kendisidir. Ama davranış olarak tam tersi, Avina sevecen güler yüzlü iken, çocuk ise tam tersine çatık kaşlı ve kabadır. Yazi gezegeninde ki bu çocuk Avina’ nın bu durumuna aldırış etmeden bu gezegende derhal gitmeleri gerektiğini yoksa diğerleri gibi onu da zindana atacağını söyler. Avina bir kelime dahi edemeden gözleri kapanır ve bayılır. Avina yarı baygın şekilde gözlerini açtığında çok farklı bir yerdedir. Bulunduğu yerin neresi olduğunu tanımlayamasa da arkadaşları da yanında uyumaktadır. Seslense de hiçbirinden ses seda yoktur. Avina’nın gözleri tekrar kapanırken yanında bir ışık kümesi görür ve bir peri belirir. Peri, Naza’ ya benzesede o değildir. Çünkü Naza da diğerleri gibi baygındır. Peri onunla gelmesini söyler. Avina’nın elini tutar ve Avina uykuya dalar.

Sabahın erken saatleri güneş doğmuştur. Akşam çok güzel geçmiştir ve Avina’ yı Naza uyandırır. Çok güzel bir şekilde günlerine devam ederler, sevdikleri işleri yaparlar eğlenirler. Avina da her zaman olduğu gibi teleskobunun başında keşiflerine devam eder. Avina’yı heyecanlandıran bir keşif daha gerçekleşmiş ve küçük mavi parlak bir gezegen keşfetmiştir….

SON….


İlk yazım

Merhabalar, iyi günler nasıl başlasam bilemedim hangi alan üzerinde blog yazarım bulamadım ama bir sayfam olsun ve orada paylaşabileceğim bir şeyler olsun istiyorum ve bugün başlıyorum.

Yeni yıla girerken yani 2020 ye girerken nelerin hayalini kurduk, bir düşünsenize. Her yıl sonunda gelecek yılın daha iyi olacağını ve hayallerimizin gerçekleşmesini o kadar çok istedik ki ve bunlardan çok umutluyduk ki o da ne Avustralya yangını ardından Elazığ depremi, çok uzak olmama rağmen saklandık daha ne olsun. Neyse onlarda geçti pes edilmez devam hayallerimiz var. Hadi ama bu sefer de Çin’de bir virüs ortaya çıktı, çok kısa bir sürede tüm dünyaya yayıldı ve halen bununla mücadele içindeyiz ha bu arada bunlar oldu hayaller suya düştü demeyin. Hayaller suya düşmez yarı yolda bırakırsın ama bırakmayalım tüm bunlar oluyor diye hayallerden vazgeçmeyin sonuçta hiçbir şey sonsuza dek sürmez.

Sözün kısası her ne sorun olursa olsun ister küçük ister büyük pes etmeyin. Pes edecek olursanız eğer kendinizle konuşun işte o zaman başarırsınız. Hayallerinizin peşinden koşun her an ve hayalleriniz gerçekleşti mi yine hayal kurun yine gerçekleştirin ve bu hayaller sizi her daim mutlu etsin. Bu arada kitap okumayı ihmal etmeyin.